eflatun sufleler...

"bunları yazmakla, çıldırmaktan kurtulunur mu..?"


2 film 4 oyuncu... rol arkadaşımla... hep oynanan bir filmdi değil mi?düşüşüm beton falan değil...


Ne tuhaf, insan hep başkalarında mı arayacak kendini?hep başkalarında mı bulduğunu sanacak kalbini... kalp ki zamansız yanık, kalp ki zehir soğuk, alevsiz kor'idorlarda hep böyle zemheri... Niye ki bunca söz? şiirler, şarkılar, masallar... kafi mi? her şeyi dindirebilecek ya da çoğaltabilecek-neyse ne işte- kadar nefesimiz var mı hayatın ellerinden tutmaya..?cevabı yok sorular...


Göz göre göre üstü açık kalacak yine tüm korkuların, cereyan yapmasın diye kapanan kapıların kilitleri hesap soracak bir gün bizden...Anahtarsız bi' iklimin köşebaşında dilenen çocuklar olacak yine sancılarımız; mendil açıp yine sevgiye, bozuk para gibi harcayacak gururumuz bizi... Olsun, "bu da geçer" diye diye a'raflara kaldıracağız sonra yitik cümleleri, kör dakikaları, hüznün rengine bezeli kaldırımları...


Ben kendimin sokaklarında yolumu kaybetmişken... çarpışmayalım hayat, yerimiz çok dar...


şimdi sen de bunları bile bile görmüyorsun ya şeker portakalım; bırak allah aşkına...